Dijital Fotoğrafcılık Hakkında Genel Bilgiler
Dijital fotoğrafçılık ile ilgili genel açıklamalar
Dijital teknolojinin hızlı sonuç verme özelliği, fotoğrafçılıkta devrim yarattı ve onu eskisinden çok daha erişilebilir bir hale getirdi. Artık bodrum kattaki karanlık odalar geçmişte kaldı. Bu gün 9 yaşındaki çocuktan 90 yaşındaki nineler ve dedelere kadar herkes fotoğraf çekebiliyor. Fotoğraf artık herzamankınden çok gördüğünüzü ve hissetiğinizi yakalama konusu haline geldi.
Bu gün dijital fotoğrafçı olabilmek artık size bir teknoloji mağazası kadar yakın. Sanıldığının aksine fotoğraf çekebilmek ve çektiğiniz fotoğrafları görüntülemek, baskıya vermek veya paylaşmak artık neredeyse çocuk oyuncağı kadar kolay oldu.
Dijital fotoğraf makineleri ile ilgili genel bilgiler
Makinenizden en iyi sonucu alabilmek için onun nasıl çalıştığını bilmelisiniz. Daha sonra dışarıya çıkıp denemelere başlayabilirsiniz.
Dijital fotoğraf makinelerinin görünümü ve kontrolleri filmli fotoğraf makinelerine çok benzer. Önemli farklılıklar ise makinenin içinde yer alır. Bu farklar fotoğraf dünyasında yepyeni kapılar araladı.

Dilerseniz 4 temel fotoğraf makinesi çeşidine bir göz atalım;
- Bas-Çek (Kompakt) Modeller: Sabit objektifli ve flaşları olan, otomatik pozlama ve netleme yapan küçük modellerdir. Enstantane fotoğraflar için idealdirler ancak çekime müdahale imkanı sınırlıdır.
- Gelişmiş Kompakt Modeller: Refleks makinelerin çoğu özelliğine, özellikle de manual kontrol imkanına sahip, ancak daha küçük ve ucuz makinelerdir.
- Refleks (SLR) Makineler: Obkektifleri değişebilen, kaliteli bir sensör ve işlemciye, geniş bir ISO ayar aralığına sahip, harici flash ve aksesuar takılabilen, büyük ve gelişmiş makinelerdir. Neredeyse sınırsız yaratıcı müdahaleye imkan tanırlar.
- Kameralı Telefonlar: Sürekli gelişen bir alan. Şu anda 2 ve 3.2 hatta 5 megapiksel modeller neredeyse standart hale geldi. Artık ISO ve beyaz ayarı gibi seçenekler bile sunabiliyorlar.
Bir fotoğraf makinesinde bulunan temel bazı aksanlardan da bahsetmekte fayda var;
- Vizör: Kompozisyonunuzu oluşturmak için baktığınız alandır. Özellikle parlak ışıkta LCD ekrandan iyi görüntü alamadığızda kullanışlıdır.
- Flaş: Entegre flaşların aydınlatma mesafesi çoğu kompakt fotoğraf makinesinde 3-4 metreye kadardır. Bazılarında kırmızı göz önleme ayarı vardır.
- Objektif: Sabit odak uzunluklu, optik ve/veya dijital zum özellikleri bulunur. Objeltiflerdeki diyafram açıklığı içeriye girecek ışık miktarını kontrol eder.
- Algılayıcı (Sensör): Üzerine düşen ışığın yoğunluğuna göre tepki veren, ışığa duyarlı hücrelerden (piksel) yapılmıştır.
- İşlemci: Sensörden gelen bilgiyi dijitale çevirir.
- Pil: Çoğu model şarj edilebilen litum iyon pil kullanır. Kalem pillerin de kullanılabildiği modeller daha kullanışlıdır.
- Bellek Kartı: Başka yere aktarılana kadar fotoğrafları depo eder. Eski fotoğraf makinelerindeki filmlere benzetebiliriz. Kapasitesi kayıt edilebilecek fotoğraf sayısını belirler.
- Deklanşör: Otofokus ve otomatik pozlamayı devreye almak için yarıya kadar basılabilen ve tam olarak basıldığında ise fotoğrafı çeken düğmedir. Modele göre özelliği değişir.
- Mod Kadranı: Çekim modunu ve diğer ayarları değiştirir. Doğru modun seçildiğinden emin olmak için fotoğraf çekmeden önce mutlaka kontrol etmeniz önerilir.
- LCD Ekran: Görüntü izleme, görüntü bilgisi, menüler ve ayarların görüntülendiği alandır. Fotoğraflarımızı çektiğimiz anda görmemizi sağlaması dijital fotoğraf makinelerinin analog modellerin tahtını ele geçirmesindeki en önemli silahıdır.
- Açma-Kapama: Makinenin açılıp kapandığı düğmedir. Veri kaybetmemek için bellek kartı takarken makinenizi mutlaka kapalı tutunuz.
Fotoğraf çekimine başlamadan önce neler yapmalıyız ? Ön hazırlıklar nelerdir ?
Fotoğraf çekimimizi işgence haline getirmemek için çekşme başlamadan önce dikkat etmemiz gereken bazı kurallar vardır. Dilerseniz bunları bir sıralayalım.
- Çekime başlamadan önce veya bir önceki çekimden sonra mutlaka pillerinizi şarj edin veya yenileriyle değiştirin. Çekimin ortasında pil bitmesi gerçekten çok sinir bozucu olabiliyor.
- Her çekimden sonra hafıza kartınızı mutlaka bilgisayarınıza yedekleyin. Hafıza kartınızda boş yer olduğundan emin olarak çekime çıkın.
- Çekim yapmadan önce fotoğraf makinenizin ayar kadranındaki seçenekleri gözden geçirin. Bir önceki çekimden kalma ayarlarınızı standart ayarlara geri getirin.
- ISO değerleri ile oynadıysanız ayarlarınızı geri alın.
- Fotoğrafların kayıt edileceği boyut ve kalite gibi ayarları gözden geçirin. Tüm gün çekim yaptıktan sonra düşük kalite ve en küçük boyutta bıraktığınız ayarları farkettiğinizde ağlayabilirsiniz.
O günkü fotoğraflarınızı çekmeden önce birkaç dakikanızı bu kontrollere ayırırsanız, sorun stress yaşamadn fotoğraf çekerisiniz. Böylelikle saçlarınız daha geç dökülür ve daha geç yaşlanırsınız
Megapiksel hakkında açıklamalar
Fotoğraf makinelerinin sensör kapasitesi “milyon piksel” anlamına gelen megapiksellerle ölçülür. Daha çok piksel daha fazla detay demektir. Ancak tıpkı arabaların gücü gibi burada da gerçek ihtiyacın bir sınırı vardır. Üstelik mesele sadece megapiksellerle ilgili değil, objektifin kalitesi ve işlemci de çok önemlidir. Çok MP li kameraların keskin renk, fazla detay ve daha az parazit üretme gibi avantajları vardır. Söz konusu parazit dijital fotoğraflarda ortaya çıkan gren şeklindedir.
Özetle eğer çekimlerinizi internette paylaşıyor ve pek baskı yapmayı düşünmüyorsanız, size 2 MP lik bir makine yeterli olacaktır. Büyük baskılar alacaksanız daha çok piksele ihtiyacınız olacak demektir. Örneğin 10 MP.
Yandaki resmi inceleyiniz.
Fotoğraf formatı hakkında açıklamalar
Dijital fotoğraflar farklı formatlarda kaydedilebilmektedir. En yaygın format JPEG formatıdır. JPEG fotoğrafımızı optimum seviyede sıkıştırarak yerden kazanmamızı sağlar. Ancak bu sıkıştırma algoritması görüntü kalitesinde de bir azalmaya sebiyet verir. Sıkıstırma oranı ile oynayarak görüntü-boyut-kalite oranınızı belirleyebilirsiniz.
Boyut olarak fotoğraf makinelerimize S (küçük), M (orta), F (büyük) gibi seçenkler görürüz. Aynı zamanda dosya formatları olarak da JPEG, TIFF, RAW gibi formatlar da bulunmaktadır. Çoğu bas-çek fotoğraf makinesinin formatı zaten JPEG’dir. Ancak daha profesyonel makineler TIFF gibi daha karmaşık formatlara yada RAW gibi ham (işlenmemiş) dosya formatlarında kayıt yapmanıza izin vermektedir.
Fotoğraf çekim modları (P-S-A-M)?
Bas-çek fotoğrafçılığın ötesine geçmek istiyorsanız, işte bilmeniz gereken birkaç temel nokta. Enstantaneyi kontrol etmek, size hareketi dondurmak yada fotoğrafa hareket hissi katabilmek için hareketle birlikte pan yapma olanağı sağlar. Diyafram açıklığını ve dolayısıyla alan derinliğini kontrol etmek neyin netlenip neyin netlenmeyeceğini belirler. Deneme yapmaktan çekinmeyin. Dijital fotoğraf makinelerinde deneme yapmak bedavadır!
İşte temel terimler;
Diyafram Açıklığı (f/2.0, f/2.8, f/4.0, f/5.6 …) : Objektifin diyaframındaki deliğin boyutudur ve f-stop ile ölçülür. Büyük açıklık için sayı düşük, (f/2.8), küçük açıklık için ise sayı büyük (f/11) tutulur. F değeri yükseldikçe alan derinliği artar. Ayrıca f değeri fotoğraf makinemizin sensörüne ne kadar ışık süzüleceğini de belirler.
Enstantane (1, 1/30, 1,60, 1/125 …) : Sensörün önündeki perdenin ışığı almak üzere açık kaldığı süredir. Saniyenin kesirleriyle ifade edilir. Hızlı enstantane hareketi dondurur, yavaş enstantane ise bulanıklaştırır.
ISO (60, 100, 200, 400, 800, 1100, 3600…) : Eskiden filmin ışığa karşı duyarlılığını ifade ediyordu, şimdi ise fotoğraf makinesinin sensörünün ışık hassasiyetini. Rakam yükseldikçe duyarlılık yükselir, dütükçe artar. Yüksek ISO değerlerinde noise (gren) dediğimiz paratiz oluşma riski ortaya çıkar. Düşük iso değerlerinde ise perde hızının yüksek tutulması tercih edilir. Özellikle tripodumuz (üç ayak) olmadığı zamanlarda gece çekimleri yapacaksak iso yükseltilebilir. Bunun dışında genellikle ISO değerini makinenizin izin verdiği en düşük değerde tutmanızda fayda vardır. Eğer bir üç ayağınız varsa gece cekimlerind üç ayak ve düşük ISO değerlerini kullanmanız tavsiye edilir.
Çekim Modları:

Gelişmiş dijital kompakt makinelerin çoğunda pozlama modunu Programdan Manuale çevirmeye yarayan bir kadran vardır.
Programlı Otomatik (P) : Gerçek bas-çek. Hem diyafram açıklığı, hem de enstantaneye makine karar verir.
Diyafram Öncelikli (A) : İstediğiniz alan derinliğini veren diyarfarm açıklığını seçin, enstantane hızına makineniz karar versin.
Ensantantane Öncelikli (S) : Hareketi donduracak ve bulanıklaştıracak enstantaneyi seçin, diyafram hızını seçme işini makinenize bırakın.
Manuel (M) : Tam kontrol için diyafram açıklığı/enstantane kombinasyonunu seçin. Genellikle stüdyo çekimlerinde veya deneysel takılmak için kullanabilirsiniz.
Odaklama, netlik ve hareket ile ilgili temel kavramlar ve bilgiler?
Fotoğraf çekerken dikkat etmemiz gereken diğer bir konu ise odaklama ve netlik konularıdır. Odaklanma işlemi fotoğraf makinelerinin objektifleri tarafından yapılmaktadır. Ve netlik ile doğrudan ilgilidir. Fotoğraf makinelerinin objektifleri tıpkı gözlerimiz gibi davranır. Bir konuya odaklanmak istediğimizde objektifimizin odak noktasını o konunun üzerine hizalar ve o kısmın netleşmesi için oraya odaklanmasını sağlarız. Artık gelişmiş fotoğraf makinelerinin çoğu otomatik odaklama sağlamaktadır. Ve dijital fotoğraf makineleri bu konuda oldukça başarılıdır. Odaklanma, konuyu ön plana yada arka plana atmak için kullanılabileceği gibi, harket hissi vermek yada farklı deneysel çalışmalar yapmak için kullanılabilir. Genelde fotoğraf makinelerimizin deklanşörüne yarım basarak objektifin konuya odaklanmasını otomatik olarak makinenin ayarlamasını sağlayabiliriz. Ancak bazı gelişmiş fotoğraf makinelerinde manuel odaklama özelliği de bulunmaktadır. Bu çok yakın makro çekimlerde yada karanlık ortamlarda odaklanmayı kendizin ayarlamasını sağlamak için kullanışlı olur.
Hangi ortamda hangi ayarı kullanmalıyım ?
Fotoğraf çekimlerimiz sırasında birçok farklı atomesferde, zamanda ve mekanda çekim yapma olasılığımız bulunmaktadır. Aslında bunun çok genel bir tanımı olmasa da şu şekilde genellemeye çalışayım;
- Eğer aydınlık ortamlarda çekim yapıyorsanız, ve gezi esnasında iseniz, yani süprizlere her an hazırlıklı olmak istiyorsanız, ayar yapmadan hemem çekm yapmak için Program (P) modunu kullanabilirsiniz. Bu size anı kaçırmamanız için fırsat sağlarken, konuya konsantre olmanızı sağlar.
- Eğer zaman ve mekanda ani olaylardan ziyade konu odaklı çalışıyorsanız, ve sizi acele ettirecek bir durum yoksa A-S-M modlarını kullanabilir, çekim yapmadan önce konu üzerinde düşünebilir ve ayarlarınızı buna göre yapabilirsiniz.
- Eğer bir manzara çekiyorsanız diyafram öncelikli kipte (A) çekim yapıp Alan derinliğini yüksek (f/11( bir değere getirererk daha fazla alanın net olmasını sağlayabilirsiniz.
- Eğer bir portre çekiyorsanız ve arkada kalan detaylardan kurtulmak ve konuyu ön plana getirmek istiyorsanız gene diyarfram öncelikli kipte (A) , düşük f-stop ayarını (f/2.0) kullanabilirsiniz. Bu konunuzu net ama arkada kalan tüm alanı bulanık yapmanızı sağlar.
- Eğer bir spor yada hareketli aktiviteyi çekiyorsanız enstantane öncelikli kipte (S) ve yüksek perde hızında (1/250) çekiminizi gerçekleştirebilir ve hareketi dondurabilirsiniz. Örneğin bir formula araba yarışı fotoğraflıyorsanız bu kip çok işinize yarayacaktır.
- Eğer bir durağan cismi hareketliymiş gibi göstermek istiyorsanız ensatantane öncelikli kipi düşük perde hızına ayarlayıp (1/20) pan efekti kullanabilirsiniz.
- Eğer gece çekim yapıyor ve elinizde üçayağınız yoksa, yüksek ISO değerlerinde (ISO 560) çekim yapabilirsiniz. Ancak fazla gürültü olmaması açısından bu değerleri çok abartmamakta fayda vardır.
- Eğer gece çekim yapıyor ve hareketsiz objeleri resmediyorsanız, örneğin bir gün batımı, yada bir dağ, üç ayak kullanarak diyafram öncelikli kipte geniş alan derinliğinde ve düşük iso hızında çekim yapabilirsiniz. A modu, f/11, 1/80, ISO 100 gibi. Eğer tripod kullanırsanız titreme ve bulanıklık sorunları yaşamazsınız.
Gördüğünüz gibi bu seçeneklerin sonu yok, burada yapacağınız sadece çok fazla fotoğraf çekmek, yaptığınız ayarlara makinenizin nasıl tepki verdiğini gözlemlemek ve olayı zamana bırakarak alışmaya çalışmaktır. Göreceksiniz zamanla her mekana makinenizi ve kendinizi hızlıca adapte edebildiğinizi farkedeceksiniz.
Tripod (üç ayak) hangi durumlarda kullanılmalıdır ?
Az önce de bahsettiğim gibi tripod daha çok gece cekimlerinde yada elinizle çekerken yaşanan titreme ve bulanıklık sorunlarını ortadan kaldırmak için çok gerekli bir araçtır. Eğer zamanınız kısıtlı değilse, ve fotoğraf çektiğiniz mekanlarda üç ayak kullanmanıza izin veriyorlarsa çekimlerinizi her zaman üç ayak kullanarak yapmanızı tavsiye ederim. Profesyonel fotoğrafçıların jilet gibi keskin fotoğraflar çekmelerinin sebebi üç ayak kullanmalarından kaynaklanmaktadır.
Flaş kullanımı ne zaman gereklidir. Flaş kullanırken nelere dikkat edilmelidir ?
Her ne kadar fotoğfarçılıkda doğal ışık daha çok tercih edilse de, bazı ışığın yetersiz olduğu durumlarda, kapalı mekanlarda özellikle stüdyo çekimleride flaş olmazsa olmaz bir ekipmandır. Çoğu fotoğraf makinesi üzerinde bir dahili flaş ile gelmektedir. Flaş fotoğraf çekilirken biz deklanşöre bastığımız anda yöneltildiği cisme doğru yükek ışık yayan bir cihazdır. Bu ışığın şiddeti, rengi ve yayılma süresi gibi özelliklerini bazı gelişmiş modellerde ayarlama şansımız vardır. Ayrıca bazı modellerde kırmızı göz oluşumunu engelleyen seçenekler de bulunmaktadır.
Özetlemek gerekirse, haraketli görüntüleri dondurmak, kapalı mekanlarda çekim yapmak, farklı ışık ve renk oyunları yapmak istiyorsanız mutlaka flash kullanmalısınız. Ne yazık ki belirtmeliyim, kompakt modellerin ve hatta slr modellerin çoğunda bulunan dahili flaşlar direkt konunuzun üzerinde patladığı için, ve çok koyu ve açık tonlar oluşturduğu için tamamen felaket sonuçlar doğuruyor. Bu bakımdan çoğu profesyonel fotoğrafçı açısı yönü şiddeti rengi ayarlanabilen harici flaşlarla çalışmayı tercih eder. Genede flash kullanmanız gerekiyorsa ve elinizde dahili flasşlı bir makine varsa konuya uzaktan ancak objektifle zum yaparak çekim yapıni böylelikle sert ışık diye tabir edilen rahatsız edici unsurdan bir nebze kurtulmuş olursunuz.
Fotoğrafçılıkta kompozisyonun önemi ?
Fotoğraflarımızı çekerken vereceğimiz mesaj olulturduğumuz komposizyona bağlıdır. Bizler genellikle dünyayı yatay bir dikdörtgen şeklinde gördüğümüzden fotoğraf makinelerimizin vizörleri ve görş alanları da bu yapıya göre hazırlanmıştır.
Fotoğrafçılıktakı kompozisyonun ana fikri aslında o fotoğrafın konusunu oluşturmakla ilgilidir. Siz fotoğrafınızı çekmeden önce fotoğrafınıza bakan kişinin o kare hakkında ne düşünmesini istiyorsanız, karenizi buna göre kurgulamalısınız. Aynı kareyi farklı 10 fotoğrafçıdan çekmesini istesek herkes farklı fikirler ile kompozisyonunu kurgulayacağından 10 tane farklı kare elde etmiş oluruz.
Burada farklı olmak için kompozisyon konusuna çok önem vermemiz gerektiğini belirtmeliyim. Başarılı fotoğraflar izleyicisine birşeyler anlatabilen fotoğraflardır. Eğer bır fotoğrafınız hakkında ona bakan kişilere açıklamalarda bulunmak zorunda kalıyorsanız o fotoğrafı atın çöpe gitsin.
Fotoğrafçılıkta açı ve kadraj konularının önemi ?
Fotoğraflar farklılaştırmada kompozisyon ne derece önemlidir az önce değinmiştik. Peki kompozisyonumuzu kurgularken nelere dikkat etmeliyiz. Ve bu kurguyu yapmamızda bize hangı kavramlar yardımcı olur. Bu noktada kadrajlama ve açı konuları ön plana çıkmaktadır.
Kısaca kadraj; makinenin vizöründe gördüğün şeydir. Yani fotoğraf karesinin içine dahil ettği herşey kadrajdır. Dolayısı ile kadrajımızı düzgün ayarlamamız çok önemlidir.
Kısaca açı ve pozisyon; kadrajımızı ayarlarken karemize vereceğimiz perspektif hissini, konunun ve makanın birbiriyle olan ilişkisini, karenin farklılaştırılmasını sağlayan önemli unsurlardan biridir.
Farklı fotoğraf çekmenin bir yöntemi ise bizlerin her zaman görmeye alışık olmadığımız açılardan çekim yapmaktan geçer. Örneğin bir çiçeği her yukarıdan çekerseniz, bizlerin de hep baktığımız bir açıdan çekim yapmış olursunuz ve bu sıradan bir kare olur. Ancak çiçeğin altına yatar yada farklı bır açından çekim yaparsanız (böcek gözüyle) emin olun çekiminiz daha da ilginçleşecektir. Bu yönetmi hemen hemen her konuda uygulayabilirsiniz, deneyin ve farkınızı ortaya koyun.
Son olarak; bu konudaki fikirlerini benimle paylaşan, denizlili fotoğraf sanatçısı çok değerli Serdar YAĞCI (www.evliyacelebi.com) ustama teşekkürü bir borç bilirim.
Dijital fotoğraflar nasıl saklanır ?
Dijital fotoğraflarımızı bellek kartlarında saklarız. Eksiden fotoğraflarımızı çekmek için filmer kullanırdık ve daha sonra tekrar banyo ettirebilmek için negatifleri saklardık. Şimdi ise hafıza kartlarından bilgisayarlarımıza aktararak veya CD gibi medyalara yazarak saklamaktayız fotoğraflarımız.
Hafıza kartları hakkında genel bilgiler ?

Dijital fotoğraflarımızı bellek kartlarında saklarız. Marka, model ve özellik olarak çok farklı çeşitte hafıza kartı bulunur. Bu hafıza kartları teknolojisine göre veya kapasitesine göre grupandırılmıştır. Genellikle kullanacağınız bellek kartı türünü fotoğraf makineniz belirler. Bu kartların hepsi küçüktür ama kapasiteleri çok büyüktür. Kartınızın en az 512 megabayt kapasiteli olması iyidir. Veri okuma-yazma hızı da kartlar açısından önemli bir unsurdur. Hızlı bir makineniz varsa hızlı kart kullanmanız yararınıza olur.
Çektiğimiz fotoğrafları bilgisayarımıza nasıl yükleriz ?
Bildiğiniz gibi fotoğraflarımız çekim yaptıkça hafıza kartlarında saklanıyor. Her hafıza kartının bir kapasitesi vardır. Ve bu zamanla dolar. Çekimlerimizi arşivlemek ve veri kaybı yaşamamak için fotoğraflarımızı düzenli olarak bilgisayarımıza yada başka depolama alanlarına yedeklemeliyiz. Dijital fotoğraf makinelerinin hafıza kartlarını 2 şekilde bilgisayarımıza yedekleyebiliriz. 1 fotoğraf makinesinin arkasında bulunan USB kablosu aracılığı ile, yada bilgisyarımızda bulunan kart okuyucu kullanarak. Bu işlemlerin ne şekilde yapılabileceği fotoğraf makinelerinizin kullanım klavuzlarında detaylı olarak anlatılmaktadır.
Fotoğraflarımızı bilgisayarımıza ne şekilde saklamalı ve arşivlemeliyiz ?
Fotoğraflarımızı da tıpkı çalışma dosyalarımız, dokumanlarımız ve önemli evraklarımıza gösterdiğimiz özen gibi, bilgisayarımızda da klasörler içinde ve tarih sırasına göre saklamakta fayda vardır. Bu sayede fotoğraflarınızı aradığınız zaman kolaylıkla bulabilirsiniz. Ayrıca özellikle belirtmeiliyim ki, fotoğraflarınızda bır takım değişiklikler yapcaaksanızi boyutlarında oynamalar yapacaksanız, fotoğraflarınızın ham ve işlenmiş hallerini mutlaka farklı dizinlerde saklayınız.
Faydalandığım Bazı Kaynaklar:
- National Geographic – Dijital Fotoğrafçılık Okulu
- Scott Kelby - Dijital Fotoğrafçının El Kitabı
October 25, 2009 at 8:32 pm | onur özgür özkan
Kardeşim Merhaba,
Bu güzel makalen için seni tebrik ediyorum.
En içten dileklerimle.
Onur Özgür ÖZKAN
October 25, 2009 at 8:52 pm | tayfun.ozis.erikan
Teşekkür ederim sevgili dostum.
Senden de güzel paylaşımlar bekliyorum.
Sevgilerimle.
October 26, 2009 at 11:16 am | Kıvanç Çiftçi
Dostum,
Çok emek harcanmış, uğraşılmış bu yazı için seni tabrik ederim. Yazıların devamını bekliyoruz. Sitedeki en aktif yazar olacaksın bu gidişle
Sevgiler, saygılar.